Güney Azerbaycan Milli
Hükümeti
(1945-1946)
Mohammad Rahmanifar
Ön Söz
İkinci Dünya Savaşından az sonra, 12 Aralık
1945, Güney Azerbaycan (İran) topraklarında “Azerbaycan Milli Hükümeti”
kuruldu. Sadece bir yıl süren bu hükümet, İran'ın ve bölgenin iç ve dış politikası
üzerinde o kadar derin bir etkiye sahipti ki, İran içinde veya dışında yazılmış
çoğu tarihi kitapta hala onun hakkında uzun veya kısa bir açıklama veriliyor.
Azerbaycan Milli Hükümeti kuruluşunun ilk günlerinden
itibaren Azerbaycan halkının dileklerini yerine getirmeyi birinci önceliği
haline getirmiştir. İşsizliği ortadan kaldırmak, şehirlerin durumunu değiştirmek
ve gerekli kentsel altyapıyı yapmak için projeler uygulamak, Azerbaycan'ın tüm
bölgelerinde güvenlik sağlamak, vergi konusunda reform yapmak ve Azerbaycan
vergilerinin % 75'ini Azerbaycan'ın kalkınmasına tahsis etmek, Şehirlerde sıhhi
tesisat ve güvenli içme suyu temini, toprak reformu, Azerbaycan'daki büro ve
kuruluşların resmi ve zorunlu dilinin
Türkçe olması, rüşvet ve yolsuzlukla mücadele, bu hükümetin gerçekleştirdiği
işlerden sayılıyor.
Azerbaycan Milli Hükümeti`nin Kuruluşu
25 Ağustos 1941’de, İkinci Dünya Savaş`ının kızgın günlerinde, İran
kuzeyden Sovyetler Biriliği tarafından, güneydense Britanya tarafından işgal olundu.
İşgalcıların gerekçeleri, İran`ın Alman`larla iş birliği yapması ve Almanların
İran`da var olmalarıydı. İran
ordusu Britanya ve Sovyetler Birliği’ne karşı 2-3 günlük dağınak savunmalardan başka bir iş
yapamadı. Rıza Han, İran şahı, istifa etmek zorunda kaldı ve ülkeden sürgün
edildi.
Rıza Han'ın diktatörlük
sisteminin çöküşüyle birlikte, onun saltanatı boyunca her türlü kültürel,
edebi ve siyasi faaliyetten mahrum kalan Azerbaycan Türkleri, ilk fırsatta
“Azerbaycan Cemiyeti” adlı bir teşkilatı oluşturma fırsatını buldular. Bu
dernek Azerbaycan adlı Türkçe-Farsça bir gazete çıkardı. Ne yazık ki, bu dernek
ve çıkardığı gazete 6 aydan fazla yaşayamadı.
Sözünü ettiğimiz derneğin
kapanmasının ardından İran Milli Şura Meclisi’ne
aday olan ve Tebriz’lilerin oyunu kazanan Seyit Cafer Pişeveri'nin Meclise
girmesine mani oldular. Önemli bir siyasi ve kampanya geçmişine sahip olan ve
hem popüler olan hem de siyasi figürler tarafından saygı gören Pişeveri bu
olaylardan sonra Tahran’da çıkardığı Ajir gazetesini bırakıp Tebriz’e döndü. Bu
arada, Seyit Cafer Pişeveri ile Sovyet Azerbaycan Cumhurbaşkanı, Mir Cafer
Bagirov, arasındaki görüşmede Azerbaycan Demokrat Fırka’sının kurulmasına dair
karar alındı.
Azerbaycan Demokrat Fırka’sı
Güney Azerbaycan halkı tarafından geniş destek gördü ve çok az zaman içerisinde
genişlenerek bütün Azerbaycan köy ve şehirlerinde şubelerini açtı. Bir kaç ay
sonra ise Tebrizde Azerbaycan Milli Hükumeti kuruldu. 1945 yılında Güney
Azerbaycan’da kurulan ve 1946 yılına kadar hayatını sürdüren “Azerbaycan Milli
Hükümeti” dönemi, özellikle dilsel ve sosyo-kültürel açıdan Güney Azerbaycan
Türkleri için hayati bir öneme sahiptir. Azerbaycan Demokratik Fırkası Güney
Azerbaycan halkının baskı altına alınan haklarının iadesi çağrısında bulundu.
İlk başta İran’dan bağımsız olmadığını ve İran çerçevesinde kaldığını dile
getirse de Tahran yöneticilerinin ağır tepkilerinin karşısında yavaş yavaş
bağımsızlığa yöneldi.
Azerbaycan Milli Hükümeti ve Sovyetler Birliği
Azerbaycan Milli Hükümeti`nin kuruluşunda
Sovyetler Birliği`nin desteği inkar edilemez. Fakat, Azerbaycan Milli Hükümeti
komünist bir hükümet değildi. Ne
Azerbaycan Demokrat Fırkası’nın manifestosunda böyle bir şey vardı, ne de
Azerbaycan Milli Hükümeti’nin kurulmasında parlamentoda yahut kabinede
konuşulan sözlerde böyle bir tutum vardı. Üstelik, Seyid Cafer Pişeveri,
kabinesini güvenoyu için Azerbaycan Milli Meclisine tanıtma vesilesiyle yaptığı
konuşmada, Azerbaycan'ın ticaret ve sanayisinin gelişmesi için özel sektöre
destek vermenin hükümetinin görevlerinden biri olduğunu söylemişti. Buna bakmayarak, bu hükümetin, Sovyetler
Birliği'ne yakınlığı ve kurucu liderlerinin çoğunun komünist geçmişi göz önüne
alındığında, sesi İngiltere, Amerika Birleşik Devletleri gibi dünya güçleri ve
hatta komşu ve soydaş ülke olan Türkiye tarafından duyulmadı. Soğuk Savaşın ilk
örneği sayılabilecek olan bu konu sonuçta İngiltere ve ABD'nin baskısı üzerinde
kapandı. Nitekim ABD ve İngiliz baskısı
sonucu olarak Sovyet kuvvetlerinin İran'dan çekilmesinden birkaç ay sonra,
İngiltere ve ABD'den teçhizat ve istihbarat desteğiyle İran Ordusu, Güney
Azerbaycan'a yoğun bir şekilde saldırdı ve teçhizat ve personelin üstünlüğü
nedeniyle bu hükümeti devirmeyi başardı.
Azerbaycan Milli Hükümeti`nin Planları
12 Aralık 1945 Azerbaycan Demokratik Fırkası, Azerbaycan Milli Hükümeti`ni
kurar. Seyid Cafer Pişeveri Başbakan olarak bakanlar kuruluna Azerbaycan
parlamentosundan güven oyu almak için hükümetin planlarını şöyle açıklıyor:
1- Azerbaycan özerkliğini tüm
dünyaya tanıtmak
2- Vilayeti (ilçe)
Encümenlerin seçgilerle seçilmesi
3- Azerbaycan'nın gelişmesini
sağlamak
4- Hain çalışanlar, polis ve
jandarmaları görevden almak ve onların yerine dürüst insanları seçmek
5- Ulusal bütçenin
hazırlanması
6- Fedayi gruplardan oluşan
ulusal bir ordu oluşturmak ve onları modern silahlarla donatmak
7- Ana dilde ücretsiz ve
zorunlu halk eğitimi sağlamak ve bir üniversite açmak
8- Sanayi ve ticaret gelişimi
9- Yolların onarımı ve inşası
ve iletişim araçlarının geliştirilmesi
10- Tarafların rızasıyla tarla
sahibi ve köylü anlaşmazlıklarını çözmek için bir yasa tasarısı hazırlaması
11- Devlet toprakları ve
Azerbaycan'ı terk etmiş olan mülk sahiplerinin tarlalarının köylüler arasında
bölünmesi. Ziraat Bankası'nı güçlendirmek ki toprak sorununu köylülere borç
vererek çözülebilsin ve mal sahipleri toprağı isteyerek adil bir fiyata
köylülere satsın.
12- İşsizlikle mücadele
13- İş hukuku ve işsizlik
sigortasının düzenlenmesi
14- Sağlık meseleri
15- Şimdiye kadar [Tahran] Milli
Meclisi tarafından kabul edilen yasaları Azerbaycan'ın ulusal özerkliğine uygun
olacak şekilde değiştirmek ve [Tahran] Milli Meclisine yeni faydalı kanun
teklifleri önermek
16- Özel mülkiyetin kabulü ve
ülkenin ekonomik kalkınmasına yol açan özel sektör eylemlerine yardım
17- Fikir özgürlüğüne saygı
18- Azerbaycan'da yaşayan
yurttaşlar (Kürt, Ermeni, Asuri vb.) için eşit hakları tanımak
19- Azerbaycan Milli Hükümeti,
Merkezi devleti tanıyacak ve kararlarını, Azerbaycan'ın özerkliği ile çelişmediği
ve Kurucu Meclis, Azerbaycan Milli Meclisi kararları ve Fırka manifesotosunun
ulusal hak ve taleplerimiz hakkında ortaya koyduğu ilkelere aykırı olmadığı
taktirde uygulayacaktır.
Azerbaycan Milli Hükümeti, Özerklikten Bağımsızlığa Doğru
Yukarıda vurguladıklarımıza rağmen, Azerbaycan Demokratik Fırkası'nın
Azerbaycan Milli Hükümeti döneminde yaptığı bazı eylemler partinin
manifestosuna aykırıdır ve pratikte Azerbaycan'ın merkezi hükümetten
uzaklaşmasına ve bağımsızlığa doğru ilerlemesine neden olmuştur. Örneğin:
• Azerbaycan Milli Hükümeti yalnız
Azerbaycan Türkçesini resmi ve zorunlu devlet dili olarak belirtmiştir. Bu
konuda Pişeverin imzasıyla yayınlanmış olan bir devlet genelgesi dikkat
çekicidir:
“1- Bugünden itibaren, Azerbaycan Dili hükümetin resmi dili olacak. Tüm
hükümet kararları, duyurular, askeri emirler ve yasal senetler Azerbaycan
dilinde ifade edilecektir.
2- Tüm daireler (hükümet, ulusal, ticari ve sosyal) işleri hakkında
kaydetmeli olduklarını Azerbaycan Dili'de yazmak zorundalar. Bu dilde
yazılmayan tüm defterler ve belgeler, resmi olarak kabul edilmeyecektir.
3- Mehkeme işlemleri Azerbaycan Dili'de yapılacaktır. Azerbaycan Dili'ni
bilmeyenler için bir tercüman atanacak...”
• Azerbaycan Milli Hükümeti Azerbaycan
için bir anayasa hazırlamağa başladı.
• Azerbaycan Milli Hükümeti,
Kurucu Meclis'in kararına aykırı olarak Azerbaycandaki ordu, jandarma ve polisi
feshetti.
Azerbaycan Milli Hükümeti, Türk Dili ve Kültürü
Azerbaycan Milli Hükümeti, Güney Azerbaycan Türklerinin dil ve
kültürel taleplerine kayıtsız kalmadı. Rıza
Şah iktidara geldiği andan itibaren, 1925, İran`da Türkçe yasaklanmış ve
bu dilde hiç bir kitap, yayın, basın, Tiyatro ya da müzik konseri yoktu. Bu
yasaklar Azerbaycan Milli Hükümeti`nin kuruluşundan itabern
ortadan kalktı. Burada 1945-1946 arası Güney Azerbaycan`da iktidara gelen
Azerbaycan Milli Hükümeti`nin döneminde kültürel
gelişmeleri kaleme almak isterim.
Yeni kurulan Azerbaycan Milli Hükümeti, başından
beri karşılaştığı tüm sorunlara rağmen, eğitim ve kültürel konulara özel önem
verdi. Harap olmuş okulların onarımı, yeni okulların yapılması, Tebriz
Üniversitesi'nin kurulması, Tebriz'de radyo istasyonu açılması, konserler ve
tiyatrolar yapılması, kimsesiz çocuklar için özel okulların kurulması, anadilde
eğitimin zorunlu hale getirilmesi ve ana dilde ders kitaplarının basımı... bu
hükümetin en önemli işlerinden sayılıyor. Azerbaycan Milli Hükümeti`nin
eğitime ne kadar dikkat ettiğini göstermek için, 1945-1946 eğitim yılının son
üç ayı için Milli Hükümet tarafından onaylanan bütçenin, İran hükümetinin
eğitime harcadığı toplam bütçenin iki buçuk katı olduğunu söylemek yeterli
(Silahla Ölçülen Toprak, Miyanalı, 142). 12 Haziran 1946`da Tebriz Üniversitesi'nin
açılış gününde Seyid Cafer Pişeveri, o günün önemini Azerbaycan Milli
Hükümeti'nin kurulduğu gün olan 12 Aralık
1945'in
önemiyle eşitlemiş ve Azerbaycan gazetesi o günü ikinci 12
Aralık olarak adlandırmıştır (Azerbaycan, 1946, sayı 205). Bu dönemde Güney
Azerbaycan tarihinde ilk kez olarak bir Sanat Eserleri Müzesi açıldı
(Azerbaycan, 1948, sayı 34).
Güney Azerbaycan`da Türk
Dili ve Edebiyatı
Azerbaycan Milli Hükümeti,
Türk diline karşı yasakların kaldırılması ve anadilde eğitim hakkı gibi
taleplerin Güney Azerbaycan Türklerinin en önemli talepleri arasında olduğunun
bilincindeydi. Bu nedenle
kurulduğu ilk günlerden itibaren Türk dili ve eğitimi konusuna özel bir önem
vermiştir. Üstelik, Azerbaycan Demokratik Partisi liderlerinin ve Azerbaycan
Milli Hükümetinin üyelerinin en azından bir kısmı daha önce Türkçe şiir yazan
veya makaleler yazan kişilerdi.
6 Ocak 1946 tarihi Güney
Azerbaycan milli hareketinin en büyük veya tam anlamıyla başlangıç günü hesab
edilmektedir. O gün, Milli Meclis Türk dilini devlet dili, Tebriz Azerbaycan
Devlet Üniversitesi`nin kuruluşu, öksüz ve sahipsiz çocuklar için devlet
kurumunun oluşturulması ve bir dizi konularda kararlar kabul etti. Türk dili
hakkında onaylanan yasada şöyle denilmiştir: “Milletimizi devlet düzeyinde
temsil etmek, ona kendi gereksinimlerini sade bir dille anlatmak, aynı zamanda
milli dil ve milli kültürümüzün gelişmesini hızlandırmak için Azerbaycan Milli
Hükümeti kendisinin 16 Dey (6 Ocak) tarihli oturumuyla şu karara varmıştır:
1-
Bugün
itibariyle Azerbaycan`da Türk dili devlet dili ilan ediliyor. Devlet kararları,
duyuruları, ayrıca Halk Ordu Birlikleri hakkında çıkarılan emirler ve yasa
tasarıları kesinlikle Türk dilinde hazırlanacaktır.
2-
Bugün
idareler (devlet, ticari ve sosyal birimler) kendi işlerini Türk dilinde
yürütmek zorundalar. Bu dilde yazılmayan belge ve senetler resmi nitelik
taşımayacaktır.
3-
Mahkeme
işleri bütünüyle Türk dilinde yürütülecek, bu dili bilmeyenlere tercüman
verilecektir.
4-
Azerbaycan`daki
bütün idare, ticaret, dükkan ve iş yerlerinin tabelaları Türkçe yazılacaktır.
5-
Resmi
toplantılarda ve oturumlarda konuşmalar Türkçe yapılacaktır.
6-
Türk
olmayanlar ve bu dili bilmeyen devlet memurları mutlaka bu dili
öğrenmelidirler.
7-
Eğitim
bakanlığı idarelerinin bünyesinde, bu dili öğrenmeleri için devlet memurlarına
yönelik sınıflar oluşturulmalı ve kursa katılanlar işlerinden bir saat izinli
sayılmalıdır.
8-
Azerbaycan`daki
diğer etnik gruplar kendi çalışmalarını kendi dillerinde yürütme hakkına
sahipler. Kendi dilleri ile birlikte resmi devlet dili olan Türkçe`yi de
öğrenmek zorundalar.
9-
Azerbaycan`daki
diğer etnik grupların okullarında kendi dilleriyle birlikte Türkçenin de
öğretilmesi zorunluluğu getirilmiştir.
10-
Azerbaycan
Milli Hükümeti Eğitim bakanlığı`na bağlı okullarda ve medreselerde eğitim ve
öğretiminin Türkçe yapılmasınının tüm öğretmenlerin milli görevi olduğunu
belirtmekteyiz. İmza: Azerbaycan Milli Hükümet Başkanı Pişeveri” (Azerbaycan, Sayı
96, 1946).
Görüldüğü gibi, Azerbaycan
Milli Hükümeti döneminde Türk dili Güney Azerbaycan`da resmi zorunlu devlet
dili ve eğitim dili olmuştur. Bununla birlikte, hükümet Türkçe yazan şairleri
ve yazarları ve da destekliyordu. Genç ve yaşlı şairlerin bir araya gelip
Türkçe şiirlerini halka sunabildikleri yeri şairler derneğiydi (Şairler
Meclisi). Yıllardır halka açık olmayan şiirler onlara okunur kitaplarda
gazetelerde yayınlanarak onlara sunuluyordu. Azerbaycan Milli Hükümeti
döneminden önce Türkçe nesir hemen hemen yok gibiydi. Ancak, o dönemde başta
Seyid Cefer Pişeveri olmakla birlikte Firidun Ebrahimi, Fethi Hoşginabi,
İsmayıl Şems, Kahramanzade gibi yazarlar bu konuda büyük adımlar attılar. Bu
dönemde onlarca Türkçe gazete ve dergi yayınlanmağa başladı ve gitgide Türkçe
yazıp okuyanların sayısı arttı. O dönem şairlerinin şiirlerinin çoğu savaş,
direniş ve kimlik mücadelesi gibi temalara sahipti ve edebi açıdan o şiirlerde
çok da olgunluk görülmütor ama zamanın gereklerini hatırlayabilmiş olsak neden
böyle şiirlerin milletçe hoş karşılandığını anlayabiliriz. O zaman Güney
Azerbaycan tam bir savaş içindeydi; askerler kurşunlarıyla, şairler ise şiirleriyle.
Şairler Meclisi`nden sonra
Tebriz`de “Azerbaycan Şairler ve Yazarlar Cemiyeti” kuruldu. Bu cemiyet Güneş
adlı Türkçe bir dergi yayınlamağa başladı. Cemiyet Güney Azerbaycan`ın başka
şehirlerinde de şübeler açtı (Vatan Yolunda, 7 Nisan 1946). “Şairler
Meclisi”, “Güneş”, “Edebiyat Sehifesi” gibi Türkçe edebi dergilerin
yayınlanması ve Azerbaycan gazetesi gibi başka gazetelerde ve dergilerde Türkçe
edebi eserlerin yayınlanması hem okuyucuları hem de şair ve yazarları kendi
anadillerinde yazıp okumağa teşvik etti. Bu şairlerin arasında Hekime Buluri ve
Medine Gülgün gibi kadın şairlerin yer alması de dikkat çekicidir.
Türk Dilinde Eğitim
Seyyed Cafer Pişevari,
hükümet kabinesini güvenoyu için Azerbaycan Milli Meclisi'ne tanıtırken,
hükümetinin planlarından birini şöyle ifade etmişti: “Anadilde ücretsiz ve
zorunlu halk eğitiminin sağlanması ve üniversite kurulması” (Azerbaycan, 15
Aralık 1945). Azerbaycan
Milli Eğitim Bakanı'nın ilk eğitim öğretim talimatı, tüm okullarda öğretimin
Türkçe olması gerektiğini ve bu dilde ders kitaplarının derlenip yayımlanması
için gerekli tedbirlerin alınması gerektiğini vurguladı ((Azerbaycan,1945, Sayı
84).
Azerbaycan Milli Hükümeti, nüfusun
çoğunluğunun okuma yazma bilmediği ve birçok çocuğun okula erişiminin olmadığı
bir ülkede zorunlu ilköğretim yasasını uygulamaya çalıştı. Azerbaycan'da birkaç
yeni matbaa açıldı ve kısa sürede 170.000 cilt ders kitabı basıldı ve okul
öğrencilerinin kullanımına sunuldu. Bu ders kitaplarının konusu ağırlıklı
olarak öğrencilerin siyasi düşüncelerinin yetiştirilmesine, vatanseverlik
duyguları ve milli gurur duygusu ile yetiştirilmesine yardımcı olmuştur.
Tebriz Üniversitesi
Azerbaycan halkının
iradesini temsil eden Milli Meclisi, 30 Aralık 1945, Tebriz Üniversitesi'nin
kurulmasına milli hükümeti görevlendiren dört maddelik bir karar aldı. Pişeveri'ye göre Azerbaycan'ın gümrük gelirlerinin
%25'i bu üniversitenin giderlerini karşılamak için harcanmalıdır. Ocak 1946
yılında hazırlıklarına başlanan üniversite yeni eğitim yılında ders başı yaptı.
Azerbaycan Devlet Üniversitesi ciddi hazırlık aşamasından sonra resmen 12
Haziran 1946 yılında açıldı. Öte yandan daha 9 Ocak tarihi itibariyle İran`da
ilk Güzel Sanatlar ve Resim Yüksek Okulu Tebriz`de derse başladı (C. Hasanli,
2005, S. 264). İlk öğretim yılında 60 öğrenci Tıp Fakültesi`ne, 120 öğrenci
Pedagoji Fakültesi`ne ve 60 öğrenci Ekincilik Fakültesi`ne kabul olundu.
Öğrencilere eğitim bursu ve konaklama imkanı sağlandı. İlginçtir ki, Azerbaycan Milli Hükümeti, Tebriz
Üniversitesi binasını, Reza Han döneminde Azerbaycan aydınlarını hapsedildiği
bir yere yerleştirdi ve hapishane yerinde üniversite dikti (Silahla Ölçülen
Toprak, Miyanalı, 156).
Basın ve Yayınlar
Azerbaycan Milli Hükümeti'nin kurulması, Güney Azerbaycan'da Türk
basınının ve yayınlarının doğmasına ve gelişmesine yol açtı. Daha önce de
belirtildiği gibi, Rıza Han'ın saltanatı boyunca İran ve Güney Azerbaycan'da
Türkçe yayın yapılmasına izin verilmedi. Ancak
Azerbaycan Milli Hükümeti'nin kurulmasıyla aynı zamanda Güney Azerbaycan'da
çeşitli gazete ve dergiler yayınlanmaya başladı. Sayısı 50`yi aşan bu gazete ve
dergilerin arasında Azerbaycan, Azad Millet, Yeni Şark, Azerbaycan Ulduzları,
Şafak, Demokrat, Güneş, Edebiyat
Sehifesi, Şairler Meclisi... sayılabilir. Azerbaycan gazetesi, Azerbaycan Milli
Hükümeti'nin resmi
yayın organıydı. Hükümetin
eylemleri ve Azerbaycan liderlerinin görüşleri ile ilgili haberlerin yanı sıra
gazetede İran hükümetinin liderlerinin şantajlarına gerekli yanıtları
yayınlanıyordu. Azerbaycan gazetesi Güney Azerbaycan Türkçe`sinde yayınlanıyordu. Yıllar boyu Rıza Han
baskılarından dolayı anadilinden yoksun kalan halkın bir kısmı Türkçe metinleri
okumada zorluk yaşıyordu. Bu zorluğu gidermek için gazetede dil eğitimi
veriliyordu! Gençliğinin başlangıcından itibaren çeşitli dergi ve gazetelerde
her zaman tanınmış bir gazeteci olarak çalışan ve Azerbaycan Milli Hareketi'ne
önderlik eden Pişeveri, Azerbaycan gazetesinin açılış yıldönümünde, Azerbaycan
Milli Hükümeti döneminde hangi çalışmalarımdan gurur duyduğum sorulsa,
“Azerbaycan gazetesinde yazdığım makalelere” diye yanıt vererim.
Azerbaycan Milli Hükümeti konusunda en bilimsel akademik araştırmayı
yapan Prof. Cemil Hasali, dönemin gazeteleri hakkında geniş bilgiler
vermektedir: Vatan yolunda gazetesinin yayını bölgedeki etkileşimi
artırmaktaydı. Gazetenin editörü Bağırov`a gönderdiği raporunda, gazetenin
Tebriz dışında Urmiye, Hoy, Merend, Miyane, Zencan, Kazvin, Serap ve diğer
şehirlerde de yayıldığını belirtmektedir (C. Hasanli, 2005, S.80)
Tebriz Radyosu
Sıkı bir çalışmanın
ardından kısa sürede Tebriz Radyo istasyonunun yapımı tamamlandı. Tebriz
Radyosu 7 Nisan 1946`da yayına başladı. O zamanlar insanların evlerinde nadiren
radyo bulunurdu. Bu nedenle
Tebriz'in bazı bölgelerine insanların radyo programlarını dinlemek için
toplandığı yerlere hoparlörler yerleştirildi. Azerbaycan
Milli Hükümeti'nin en son eylemlerini ve en son kural ve düzenlemeleri
duyurmanın yanı sıra, radyo çeşitli bilgilendirici ve eğlenceli programlar
yayınlamaktaydı.
O dönemde Tahran'da yayınlanan Rehber gazetesi, Tebriz Radyo
İstasyonu'nun kuruluş haberini şöyle yansıtmıştır: “Tebriz Radyo İstasyonu'nun
kuruluş haberi ve İran Azerbaycanı'nın güç merkezinden haber ve müzik
programlarının yayınlanması, Azerbaycan'da durgunluğun ve geri kalmışlığın
yerini hayatın ve başarı çabasının aldığını göstermektedir. Azerbaycan'ın kahraman
milletine iftira atanlara bu konuyu iletmek gerekir. Yarım
kalmış bir opera binasını yıllar sonra tamamlayamayan Tahran, Azerbaycan'ın bir
anda nasıl dirildiğini ve ilerlediğini görmelidir” (Rehber, 1946, Sayı 690).
Filarmoni, Tiyatro ve Müzik
Rıza Han döneminde doğu ve İslam dünyasının en eski ve en gelişmiş
tiyatrosu olan Azerbaycan Tiyatrosu, oyunların Farsça olmaması nedeniyle
kapatıldı. Türkçe`nin yasaklanması Azerbaycan tiyatro sanatına çok kötü etkiler
bıraktı. Tiyatrolar Farsça olmalıydı ancak ne tiyatro oyuncuları Farsça
biliyordu ne de tiyatro seyircileri. Sonuç belliydi: Tiyatro sanatı Güney
Azerbaycan`da hem oyuncularını hem de seyircilerini yitirdi. Bir çok kültürel
konular gibi Güney Azerbaycan tiyatrosu Azerbaycan Milli Hükümeti döneminde bir
daha nefes almağa başladı. Toplumun büyük bir yüzdesinin okuma yazması olmayan
bir dönemde Azerbaycan Milli Hükümeti tiyatronun önemini daha çok fartmiştir.
Hükümetçe, okuma yazması olmayan bir
milletle ilgilenmeğin yolu tiyatrodan geçiyordu. Bu yüzden de Azerbaycan Milli
Hükümeti döneminde Güney Azerbaycan Türk tiyatro sanatı gelişmeye doğru hareket
etti ve bu yolda hükümetin sağladığı desteklerden yararlandı.
1945`te ilk defa olarak tiyatro sanatı devlet tarafından geniş destekler
aldı ve kısa bir süre içinde bir çok Azerbaycan şehirlerinde Tiyatro salonları
dikildi. 1946`da Azerbaycan Devlet Tiyatrosu kuruldu. 28 Mart 1946 tarihinde
Azerbaycan Devlet Tiyatrosu`nun açılış töreninde katılımcılar ilk kez olarak
Tebriz tiyatro salonlarında bir piyano gördüler. Bu piyano`yu Azerbaycan Milli
Hükümeti, Azerbaycan Devlet Tiyatrosuna sunmuştu. Azerbaycan Devlet
Tiyatrosunun açılış törenine Azerbaycan Milli Hükümeti Başbakanı Seyid Cefer
Pişeveri, Azerbaycan Milli Meclisi Başkanı Ali Şebesteri ve Azerbaycan Eğitim
ve Kültür bakanı Biriya ve bir çok hükümet yetkilileri katılmışlardı. Azerbaycan
milli marşının orkestra tarafından seslendirilmesinin ardından Azerbaycan'ın
önde gelen yazarlarından sayılan Celil Memmed Kuluzade'nin yazdığı "Atamin
Kitabi" adlı kitabına dayanan bir tiyatro sahnelendi ve seyirciler
tarafından alkışlandı (Vatan Yolunda, 1946, Sayı 39). Daha sonralar başta Kuzey
Azerbaycan ve Sovyet oyun yazarları olmakla birlikte dünyanın tanınmış oyun
yazarlarından da bazı eserler sahnelendi.
Azerbaycan Devlet Tiyatrosu bir çok küçük kentlere ve köylere tiyatro
grupları gönderiyordu.
1946 yılında Azerbaycan Milli Hükümeti ve Azerbaycan Milli Meclisi`nin
kararıyla 85 sanatçının katılmasıyla Azerbaycan Filarmoni`si kuruldu
(Azerbaycan, 1960, Sayı 1330). Elbette, Azerbaycan Filarmoni`sinin en büyük
grubu halk muziği grupuydu. Bu grupta Tebriz'in önde gelen 40 kadar ünlü
müzisyeni bir araya gelmişti.
Ozanlar (Aşıklar) grupu Azerbaycan Filarmoni`sinin en pğpüler grubuydu. Bu
grupun önderi Aşık Hüseyin Cavan, Güney Azerbaycan`ın en tanınmış
ozanlarındandı. Azerbaycan Milli Hükümeti döneminde Azerbaycan halk müziğini
icra ettiği bir video var. Hüseyin Cavan, Azerbaycan Milli Hükümeti
devrildikten sonra Kuzey Azerbaycan`a göç etmek zorunda kaldı. Onun şiir kitapları
İran`da sadece son yıllarda yayın izni buldu.
Azerbaycan Filarmoni`sinin en büyük başarılarından biri kızları sanat
dünyasına çekmekti. Aslında Azerbaycan Milli Hükümeti kadınlar meselesine ve
kadın haklarına çok önem vermekteydi. Kadınlar sadece doğu ve Ortadoğu'da
değil, Batı dünyasındaki birçok ülkede bile hala oy kullanma hakkına sahip
değilken, Güney Azerbaycan`da bu hakka sahip olmuştular. Devlet dairelerinde,
fabrikalarda, Hastanelerde ve okullarda çalışma imkanı bulmuşlardı. 300`den
fazla kadın Azerbaycan Milli Ordu`suna girmiştiler. İran Kadın Hakları Derneği
Pişeveri`ye telgraf çekmiş ve bu büyük başarıyı kutlamıştı. 26 Aralık 1945`te,
Azerbaycan Milli Hükümeti`nin kuruluşundan sadece bir kaç gün sonra
Azerbaycanda Azerbaycan Kadınlar Kuruluşu kurulmuştu. Bu kuruluş kısa bir süre
içinde bir çok Azerbaycan şehrinde şübeler açmıştı ve ardarda kadınlar hakkında
konferanslar düzenlemişti. Bu dönemde
Kızlar Dans Grubu kurulmuştu ve erkek çocuklarla birlikte bir çok Azerbaycan
Folklor danslarını icra etmiştiler.
Azerbaycan Türklerinin Rıza Han yönetimi boyunca milli danslar ve müzik
icra etmeleri yasaktı, ancak ilginçtir ki kısa sürede bu alanlarda profesyonel
bir rol oynayabildiler. Azerbaycan Filarmoni`sinin sanat grupları sadece
kendi binalarında değil, radyo programlarında, müzik konserlerinde, tiyatro
gösterilerinde, ulusal kutlama ve etkinliklerde, çalışma merkezlerinde, hatta
köylerde ve askeri merkezlerde performans sergilediler ve sahne aldılar.
Kaynaklar
Soğuk Savaşın İlk Çatışması İran Azerbaycanı, Cemil Hasanli, İstanbul,
2005, Bağlam yayınları
İkinci Dünya Savaşı
Türkiyesi, İlhan Tekeli & Selim İlkin, 1. Cilt, 2013 İletişim Yayınları
Rehber gazetesi (روزنامه رهبر), Tahran, 1946,
Sayı 690
Silahla Ölçülen Toprak (پیموده با تفنگ),
Alireza Miyanalı, Çevirmen:
Perviz Zare Şahmeresi, 2015, Tebriz, Yayınevi belirsizdir
Azerbaycan Gazetesi (آذربایجان), Tebriz- Baku, Farklı Sayıları
گذشته چراغ راه
آینده است، گروه مؤلفین، انتشارات نگاه، تهران 1393
12 شهریور دفتری،
مانیفست فرقه دموکرات آذربایجان
Ekler:
Azerbaycan Demokratik Fırkası`nın (Partisi) Manifestosu (03/09/1945):
1- İran'ın bağımsızlığını ve
toprak bütünlüğünü korurken, Azerbaycan halkına ülkenin adil kanunlarını
gözeterek kültürlerini korumada ve Azerbaycan'ın refahını sağlamada kendi
kaderlerini belirleyebilmeleri için iç özgürlük ve sivil özerklik verilmesi
gerekmektedir.
2- Bu doğrultuda, en yakın
zamanda, Eyalet ve Vilayet Encümenlerinin (il ve ilçe meclisleri) üyeleri
seçilip işe başlamalıdır. Bu Encümenler kültürel, sağlık ve ekonomik alanlarda
çalışırken, tüm hükümet yetkililerinin eylemlerini anayasaya uygun olarak
izleyecek, değişim ve dönüşümü konusunda görüşlerini dile getirecekler.
3- Azerbaycan'da ilkokul
üçüncü sınıfa kadar, öğretim sadece Azerbaycan dilinde olacak, ardından resmi
dil olarak Farsça da, Azerbaycan Türkçesi ile birlikte öğretilecektir.
Azerbaycan'da Milli bir üniversitenin kurulması (Daro-Funun), Azerbaycan
Demokratik Fırkası'nın ana hedeflerinden biridir.
4- Azerbaycan Demokratik
Fırkası, endüstrileri ve fabrikaları geliştirmek için çok çalışacak ve
işsizliği ortadan kaldırmak ve el sanatlarını geliştirmek için gerekli araçları
sağlamaya çalışacaktır. Aynı zamanda yeni fabrikalar inşa etmeğin yanı sıra
mevcut fabrikaları tamamlamaya çalışacak.
5- Azerbaycan Demokratik
Fırkası, ticaretin gelişmesini ciddi ve gerekli konulardan biri olarak görüyor.
Ticaret yollarının bu güne dek kapatılması, başta bahçıvanlar ve küçük işletme
sahipleri olmak üzere birçok köylünün servet kaybına, yoksulluklarına ve
sefaletlerine yol açmıştır.
Azerbaycan Demokratik Fırkası, bu durumu değiştirmek için Azerbaycan
mallarını ihraç etmek ve milli servet kaybını önlemek için kullanılabilecek
pazarlar ve tranzit yolları aramayı planlıyor.
6- Azerbaycan Demokratik
Fırkası'nın başka amaçlarından biri de Azerbaycan şehirlerinin gelişmesini
sağlamaktır. Bunun gerçekleşmesi için Fırka çalışacaktır en yakın zamanda Şehir
Encümenleri Yasası değişilsin ve şehrin
sakinlerinin şehirlerinin gelişiminde bağımsız olarak çalışmalarını ve onu
çağdaş bir şehre dönüştürmelerini sağlasın. Özellikle Tebriz'in su temini
Azerbaycan Demokratik Fırkası'nın çok acil meselerinden biri olacak.
7- Azerbaycan Demokratik
Fırkası'nın kurucuları, ülkenin zenginliğinin ve ekonomik gücünün üretken
gücünün köylülerin güçlü kolları olduğunun gayet farkındalar. Dolayısıyla bu
Fırkası köylüler arasında oluşan hareketi görmezden gelemez. Bu nedenle Fırka,
köylülerin ihtiyaçlarını karşılamak için temel adımları atmaya çalışacaktır...
Azerbaycan'ı terk
edip kaçan ve Azerbaycan halkının gelirini Tahran ve diğer şehirlerde
kullanan efendilere ait topraklar,
bir an önce geri dönmezlerse, miri topraklarla birlikte, Demokratik Fırka'ya
göre köylülere kayıtsız şartsız verilmelidir. Azerbaycan'ın servetlerini yurt
dışına eğlence amaçlı götürenleri Azerbaycanlı saymıyoruz. Azerbaycan'a dönmeyi
reddederlerse, biz onlara Azerbaycan'da herhangi bir hak vermeyeceğiz. Ayrıca
Fırka, köylülerin çoğuna kolayca ekim araçları sağlamaya çalışacaktır.
8- Azerbaycan Demokratik
Fırkası'nın bir diğer görevi de işsizlikle mücadele etmektir. Bu tehlike
şimdiden ciddi bir şekilde kendini göstermektedir ve gittikçe daha kötüye
gitmektedir.
Bu konuda, merkezi devlet ve hükümet yetkilileri tarafından hiçbir şey
yapılmamış. Bu devam ederse Azerbaycan halkının çoğunluğu yok olacak. Fırka bu
tehlikeyi önlemek için ciddi önlemler almaya çalışacaktır. Şu anda fabrikaların
kurulması, ticaretin geliştirilmesi, tarımsal işletmelerin kurulması,
demiryolları ve karayollarının inşası gibi çalışmalar biraz faydalı olabilir.
9- Azerbaycan halkı seçim
yasası tarafından ciddi şekilde zulüm görmüştür. Doğru bilgilere göre bu
bölgede 4 milyondan fazla Azerbaycanlı yaşıyor. Mevcut adaletsiz yasaya göre,
Azerbaycan temsilcilerine sadece 20 sandalye veriliyor ki bu kesinlikle uygun
bir bölünme değil.
Azerbaycan Demokratik Fırkası, Azerbaycan'ın nüfusu oranına göre
Parlamentoya temsilci seçme hakkına sahip olmasını sağlamaya çalışacaktır ki
temsilcilerin yaklaşık üçte birine eşit olan bir orandır. Fırka, seçimlerde
hükümet yetkilileri ile yerli ve yabancı unsurların müdahalesine, zenginlerin
aldatma ve sindirme yoluyla müdahalesine karşı çıkacak. İran'da seçimler
eşzamanlı olarak başlamalı ve çabuk bitmelidir.
10- Azerbaycan Demokratik
Fırkası, devlet dairelerinde yolsuzluk yapan, zimmete geçiren ve rüşvet
alanlarla ciddi bir şekilde savaşacak ve yetkin ve dürüst hükümet yetkililerini
takdir edecektir. Fırka, özellikle hükümet yetkililerinin maaş ve yaşam
koşullarını, hırsızlık ve ihanet bahanesiyle baş başa kalmamaları için ve
kendileri için onurlu bir hayat yaşayabilmeleri için, iyileştirmeye
çalışacaktır.
11- Azerbaycan Demokratik
Fırkası, Azerbaycan'dan toplanan vergilerin yarısından fazlasını Azerbaycan'ın
ihtiyaçlarına harcamaya ve dolaylı vergileri ciddi şekilde azaltmaya
çalışacaktır.
12- Azerbaycan Demokratik
Fırkası, başta Müttefikler olmak üzere tüm demokratik hükümetlerle dostluktan
yanadır ve bu dostluğu sürdürmek ve devam ettirmek için, İran ile demokratik
hükümetler arasındaki dostluğu bozmak isteyen sınırlarda ve şehirlerde hain
unsurların ellerini kesmeye çalışacaktır.